Power Station'ı yaparken sanki aynı adamlarmış gibiydi ama kulağa onlar gibi gelmiyordu. Duran'dayken plak şirketleri ve yönetim satabilmek için daha fazla Duran ürünü istiyordu.
(From doing Power Station, it was like, it's the same guys, but it doesn't sound like them. When we were in Duran, the labels and management wanted more Duran stuff so they could sell it.)
Bu alıntı, sanatçıların yaratıcı yönleri plak şirketleri ve yönetim gibi dış baskılardan etkilendiğinde karşılaştıkları zorlukları vurguluyor. Ticari beklentileri karşılamaya çalışırken sanatsal özgünlüğü korumanın zorluğunu yansıtıyor. Power Station ve Duran Duran'ın bahsi geçmesi, köklü grupların kendi müzikal kimliklerini endüstri talepleriyle nasıl dengede tuttuklarını gösteriyor; bu da bazen sanatçının vizyonu ile nihai ürün arasında bir kopukluğa yol açabiliyor.