Bir etikete sahip olmak istemiyorum. Sadece her şeyi yapmak istiyorum. Müziğim, sesim, yeteneğim, vizyonum tüm bu kalıpların ötesine geçiyor. Bu yüzden herhangi bir dili denemek için elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum, farklı türlerde düşünmeye çalışıyorum ve dünyanın dört bir yanından ve Hindistan'ın farklı yerlerinden insanlarla işbirliği yapmaya çalışıyorum.
(I don't want to have a label. I just want to do everything. My music, my voice, my talent, my vision, it transcends all of those boxes. That's why I try my best to try any language, I try to think in all the different genres, and I try to collaborate with people from around the world and different parts of India.)
Bu alıntı, sanatsal özgürlüğün ve kısıtlayıcı etiketlerin reddedilmesinin önemini güzel bir şekilde vurguluyor. Önceden tanımlanmış kategorilerle sınırlı kalmadan çeşitli müzik tarzlarını, dilleri ve işbirliklerini keşfetme arzusunu vurgular. Böyle bir yaklaşım yaratıcılığı, çeşitliliği ve yeniliği teşvik ederek sanatçıları gerçek benliklerini ifade etmeye ve daha geniş bir izleyici kitlesiyle bağlantı kurmaya teşvik eder. Bu felsefeyi benimsemek, kültürel ve bireysel kimliklerin zenginliğini yansıtan daha özgün ve sınırları aşan sanata yol açabilir.