Mesleğimle gurur duyuyorum ve geçmişime göre değil, yeteneğime göre yargılanmak istiyorum.
(I've got pride in my profession and I want to be judged on my ability, not my background.)
Bu alıntı, arka plan veya kökene ilişkin önyargılı kavramlar yerine meritokrasinin ve kişisel becerinin önemini vurguluyor. Adaleti savunur ve bireysel çaba ve yeteneğin değerini tanır, önyargı yerine performansa odaklanmayı teşvik eder. Bu tür bir zihniyet işyerinde ve toplumda eşitliği teşvik eder ve stereotipler yerine gerçek yeteneklere dayalı saygıyı teşvik eder. Bize, gerçek profesyonelliğin kişinin yaptığı işten gurur duyması ve tarafsız değerlendirme arzusunu içerdiğini hatırlatır.