Aç olmanın ne demek olduğunu biliyordum ama her zaman doğruca bir restorana giderdim.
(I've known what it is to be hungry, but I always went right to a restaurant.)
Bu alıntı ayrıcalık ve seçim duygusunu vurguluyor. Bu, kişinin açlık yaşamış olmasına rağmen, bir restorana giderek bu sorunu hemen çözebilecek kaynaklara ve erişilebilirliğe sahip olduğunu gösteriyor. Farklı insanların ihtiyaçları nasıl deneyimledikleri ve onlara sunulan seçenekler arasındaki eşitsizlikleri aydınlatır. Mizah ve ironi, açlığı hızlı bir şekilde çözme yeteneğine sahip olmanın bazen deneyimin ciddiyetini azaltabileceğini ve sosyal ve ekonomik ayrımlar üzerinde düşünmeye yol açabileceğini ima ediyor.