Eğer ilk başta başarılı olamazsanız ortalama bir performans sergiliyorsunuz demektir.
(If at first you don't succeed you're running about average.)
Bu alıntı, başarısızlığı bir aksilik olarak değil, başarıya giden yolda birçok kişi tarafından paylaşılan ortak bir deneyim olarak mizahi bir şekilde yeniden tanımlıyor. Başarısızlığın bir anormallik ya da kişisel yetersizlik belirtisi değil, öğrenme ve büyüme sürecinin normal, beklenen bir parçası olduğunu hatırlatır. Çoğu zaman, insanlar engellerle karşılaştıklarında ya da hemen başarıya ulaşamadıklarında cesaretleri kırılır, ancak bu alıntı, başlangıçta mücadele etmenin aslında "ortalama" ya da sıradan bir durum olduğunu ima ederek bu ağırlığı hafifletir.
Başlangıçtaki başarı eksikliğini ortalama hızda koşmaya eşitleyerek, başarısızlıkla ilgili damgalamayı ortadan kaldırır ve bunun yerine bunu herkesin karşılaştığı doğal bir aşama olarak sunar. Bu zihniyet, zaman içinde kalıcılığı, sabrı ve dayanıklılığı teşvik eder. Başarısızlığı kesin bir son nokta olarak görmek yerine, kişi çabalamaya ve gelişmeye devam ederken, bu geçici bir durum haline gelir. Mizah da burada önemli bir rol oynuyor. Neşeli ton, fikrin kabul edilmesini ve kişinin düşüncesine entegre edilmesini kolaylaştırır, çoğu zaman başarısızlığa eşlik eden korku veya utancı azaltır.
Genel olarak, bu alıntı bireylere gerçekçi beklentileri sürdürme, öz şefkati geliştirme ve aksilikleri normalleştirme gücü verir. Bize başarının nadiren anlık olduğunu ve birden fazla girişimin ortalama aşaması boyunca azmin sonuçta başarıya götüren şey olduğunu hatırlatır. Hatalardan korkmak veya korkmak yerine, bunları ileriye giden yolda ortak adımlar olarak kabul edebiliriz.