Bir şeye hayran kaldığınızda hissettiğiniz duyguları düşünürseniz - örneğin, vücudunuzdaki öğelerin patlayan yıldızlara dayandığını bilmek - buna, kelimelerin sizi hayal kırıklığına uğrattığı, huşu ve ihtişamdan bahseden ruhsal bir tepki derim.
(If you think of feelings you have when you are awed by something - for example, knowing that elements in your body trace to exploded stars - I call that a spiritual reaction, speaking of awe and majesty, where words fail you.)
Bu alıntı, evreni ve onun içindeki yerimizi düşünürken ortaya çıkabilecek derin merak duygusunu canlı bir şekilde yansıtıyor. Yalnızca dille ifade edilmesi zor olan duyguları uyandırarak, belirli hayranlık anlarının sıradan anlayışı nasıl aştığını vurguluyor. Vücudumuzu oluşturan elementlerin patlayan yıldızlardan kaynaklandığının anlaşılması, evrendeki her şeyin birbirine bağlı olduğunu vurgulamaktadır. Böyle bir farkındalık çoğu zaman derin bir alçakgönüllülük ve merak duygusunu tetikler ve bize anlık deneyimlerimizin ötesindeki enginliği düşünmeye ilham verir. 'Manevi tepki' ifadesi, bu duyguların doğası gereği neredeyse dinsel olduğunun altını çiziyor; bu anlarda zihin kendisinden daha büyük bir şeyi fark ediyor ve hayranlık ve saygıyla karşılık veriyor. Bu huşu hali, bize varoluşun doğasında var olan gizemi ve görkemi hatırlatarak bir amaç veya bağlılık duygusuna köprü görevi görebilir. Bu, günlük yaşamın yüzeysel ayrıntılarının ötesine geçip evrenin incelikli yollarla ortaya çıkardığı derin gerçeklere erişmeye yönelik bir davettir. Bu deneyimler bizi alçakgönüllü kılma, birleştirme ve evreni daha fazla keşfetme ve anlama isteğini ateşleme gücüne sahiptir. Ayrıca bu tür anları tam olarak yakalamak için kelimelerin sınırlamalarına da dikkat çekiyorlar; bu nedenle, huşu duyguları bizi çoğu zaman suskun bırakıyor ancak manevi düzeyde derinden dönüşüyor.