Bir Hıristiyan geriye baktığında her zaman günahların bağışlanmasını arar.
(It is always the case that when the Christian looks back, he is looking at the forgiveness of sins.)
Karl Barth'ın bu alıntısı bizi Hıristiyan inancında hafızanın ve yansımanın önemi üzerine düşünmeye davet ediyor. Bu bağlamda geriye bakmak, hatırlama eylemine, özellikle de çarmıha gerilmeye, dirilişe ve Hıristiyanlığı tanımlayan kapsamlı ilahi bağışlama eylemine atıfta bulunur. Hıristiyanların geriye dönüp günahların bağışlanmasına baktıklarını vurgulamak, hatırlamanın sadece tarihi olayları hatırlamakla ilgili olmadığını, aynı zamanda mevcut bir lütuf ve kurtuluş deneyimine girmekle ilgili olduğunun altını çizer. İmanın, günahların bağışlandığının kabul edilmesinden kaynaklandığını ve bunun da inananlara umut, güvence ve ahlaki rehberlik sağladığını ileri sürer. Bu geriye bakma eylemiyle Hıristiyanlar, Tanrı'nın merhametine ve bağışlamanın dönüştürücü gücüne olan güvenlerini teyit ederler. Ayrıca affetmenin kurtuluşun merkezinde yer aldığını ve ahlaki bir yaşam sürmek için yol gösterici bir ilke olduğunu vurguluyor. Geçmişteki günahlar ve Tanrı'nın bağışlaması üzerinde düşünmek alçakgönüllülüğü ve şükran duygusunu teşvik eder, yenilenme duygusunu ve ruhsal gelişime bağlılığı teşvik eder. Dahası, imanın döngüsel doğasını vurgular: İlahi lütfun geçmişteki eylemlerini hatırlamak, inananların imanını destekler ve devam eden ruhsal yolculuklarını motive eder. Sonuçta bu bakış açısı, Hıristiyanları, Tanrı ve başkalarıyla ilişkilerinin temelini oluşturan bağışlama ve lütuf temel mesajını sürekli olarak yeniden gözden geçirmeye davet eder. Bu tür bir düşünme, onların mevcut eylemlerini kalıcı kurtuluş vaadiyle uyumlu hale getirdiğinden, suçluluk içinde değil, Tanrı'nın sonsuz merhametine şükran içinde yaşamalarını sağladığından hayati önem taşıyor.