Hedeflerinizi yeterince büyük ve geniş yapın ki asla cevaplanan dualara ve size lanet edecek bumeranglara dönüşmesinler.
(Make your goals big and broad enough so that they never become answered prayers and boomerang to curse you.)
Bu alıntı, kişinin kendisini küçük veya aşırı spesifik isteklerle sınırlamak yerine iddialı ve geniş hedefler belirleme zihniyetini teşvik ediyor. Buradaki fikir şu ki, eğer hedefleriniz çok darsa veya kolayca ulaşılabilirse, sizi yeterince zorlamayabilirler ve bu da potansiyel olarak rehavete yol açabilir. Daha da önemlisi, çok sınırlı veya basit hedefler, çabalarınız çok odaklıysa veya koşullar değişirse geri tepebilir ve bu da hayal kırıklığı veya hüsrana yol açabilir. Yüksekleri hedefleyerek ve geniş düşünerek, sizi motive eden, uyum sağlayabilen ve dirençli tutan bir olasılıklar alanı yaratırsınız. Bu tür hedefler sizi konfor alanınızın ötesine iterek büyümeyi ve yeniliği teşvik eder. Bununla birlikte, vurulması gereken incelikli bir denge vardır; uygun planlama olmadan çok yükseğe hedeflemek hayal kırıklığına yol açabilir, ancak temel mesaj, çok muhafazakar veya önemsiz hedefler belirlememenin önemini vurgulamaktadır. Cevaplanan duaların lanete dönüşmesi metaforu, yerine getirilmeyen veya dar bir şekilde karşılanan beklentilerin, dikkatli bir şekilde yönetilmediğinde nasıl pişmanlığa veya engellere dönüşebileceğini vurguluyor. Genel olarak alıntı, plan yapma ve uyum sağlama sorumluluğunu gözden kaçırmadan, büyük hayaller kurma zihniyetini savunuyor; böylece hırslarınız sizi geride tutmak veya olumsuz sonuçlara dönüştürmek yerine sizi ileriye doğru iter.