Milliyetçilik kendi çöplüğünde öten aptal bir horozdur.
(Nationalism is a silly cock crowing on his own dunghill.)
Bu alıntıda yer alan metafor, milliyetçiliğin canlı bir eleştirisini sunuyor. Milliyetçiliği simgeleyen, kendi mütevazı ve çoğu zaman kirli tüneği olan gübre yığınından yüksek sesle ve gururla öten bir horozu tasvir ediyor. Bu imge, milliyetçi duygularda görülen coşku ve gururun, gürültüye rağmen önemsiz veya değersiz olarak algılanan bir temele dayanan boş bir gösteriye benzeyebileceğini düşündürmektedir. Böyle bir tasvir bizi, gerçek özden veya ahlaki değerden yoksun olmasına rağmen çoğu zaman gösterişli görünen aşırı milliyetçi coşkunun geçerliliğini ve ahlaki duruşunu sorgulamaya davet ediyor.
Olumlu biçimiyle milliyetçilik, birliği güçlendirmeye ve kültürel kimliği korumaya hizmet edebilir. Ancak aşırıya kaçıldığında ya da küçük gurura dayandırıldığında mantığı, empatiyi ve uluslararası uyumu baltalayan bir gösteriye dönüşme tehlikesi vardır. Horozun aşırı vurgulanan ve aralıksız tekrarlanan ötüşü, güvensizliği veya gerçek özden yoksunluğu maskeleyen tekrarlanan propaganda şıngırdamalarını andırıyor. Gübre yığınının üzerindeki gürültücü ama önemsiz bir yaratığın görüntüsü, bu tür gösterilerin saçmalığını ve gösterişini vurguluyor. Bireyleri vatansever sloganların altında ne yattığı konusunda düşünmeye zorluyor; Anlamlı bir başarının sağladığı gerçek gurur mu, yoksa egodan kaynaklanan yüzeysel bir övünme mi?
Bu alıntı sonuçta ulusal gururun daha incelikli bir şekilde anlaşılmasını teşvik ediyor. Bu bizi yüksek sesle milliyetçilik beyanlarının gerçekten haklı olup olmadığını, yoksa gerçek ahlaki temelden yoksun gösterişli gösteriler mi olduğunu düşünmeye sevk ediyor. Uluslararası işbirliğinin ve anlayışın hayati önem taşıdığı çağdaş toplumda, bu tür görüntüler, gerçek gücün ve değerin, yüzeysel üstünlük veya gurur gösterilerinin ötesinde yattığını hatırlatma işlevi görür. Bunun yerine dürüstlük, alçakgönüllülük ve gerçek başarı, ulusların kimliklerini üzerine inşa ettikleri temeller olmalıdır.