Başa çıkabilmek için mizah anlayışının geliştirilmesi gerekir.
(One has to develop a sense of humor to cope.)
Mizah duygusu geliştirmek genellikle hayatın karmaşıklıkları ve zorluklarıyla baş etmek için hayati bir araç olarak kabul edilir. Mizah, bireylerin zor durumlara farklı bir bakış açısıyla bakmalarına ve duygusal etkilerini azaltmalarına olanak tanıyan bir başa çıkma mekanizması görevi görmektedir. Hayat önünüze engeller çıkardığında (kişisel aksilikler, mesleki engeller veya toplumsal kaos gibi) mizahı bulabilmek, stresi daha yönetilebilir bir deneyime dönüştürebilir. Dayanıklılığı teşvik eder, insanları zorluklara rağmen ilerlemeye devam etmeye teşvik eder.
Mizah aynı zamanda evrensel bir dildir; anlayış ve bağlantıyı teşvik ederek kültürler, nesiller ve geçmişler arasındaki boşlukları kapatabilir. Bireyler, paylaşılan kahkahalar aracılığıyla, aksi durumda çatışma veya zorluk ortamında kurulması zor olabilecek bağları kurarlar.
Ancak mizah anlayışını geliştirmek, ciddi sorunları göz ardı etmek değil, hayatın kaçınılmaz zorluklarına sağlıklı bir şekilde yaklaşmak anlamına gelir. Mizahın kapsayıcı ve saygılı olmasını sağlamak için bir dereceye kadar kişisel farkındalık ve duyarlılık gerekir. Mizah hassas bir denge olabilir; bir kişi için komik olan bir şey, bir başkası için incitici olabilir. Bu nedenle, bu özelliği beslemek empatiyi ve bağlamın tanınmasını gerektirir.
Ruh sağlığının daha geniş kapsamında mizah, daha iyi stres yönetimi ve daha iyimser bir bakış açısıyla bağlantılıdır. Bunaltıcı duyguların birikmesini ve tükenmişliğe veya umutsuzluğa yol açmasını önleyen bir emniyet valfi görevi görebilir. Bireyler günlük yaşamda mizahı görmeyi seçerek daha olumlu bir zihniyet geliştirebilir, başkalarıyla etkileşimlerini geliştirebilir ve genel refahlarını geliştirebilirler.
Temelde mizah duygusu, insanlara zorluklarla hafif bir kalp ve dirençli bir ruhla yüzleşme gücü veren, hayatın zorluklarına katlanmayı biraz daha kolaylaştıran paha biçilmez bir varlıktır.