Özellikle bu gece, bu ülkede o kadar uğursuz ve korkunç ki, içinde yaşamak antimadter ile yaşamaktır, "iyi" nin bililebilir bir miktar olduğuna inanmak zordur.
(Particularly out here tonight, in this country so ominous and terrible that to live in it is to live with antimatter, it is difficult to believe that "the good" is a knowable quantity.)
Joan Didion'un "Bethlehem'e doğru eğilmesi" nde, yazar, onu kıyamet ve kaosla dolu olarak tanımlayan çevresinin rahatsız edici doğasını yansıtır. Böyle bir dünyada yaşamak, “antimadde” ile çevrili gibi, temelde yaşamın karşısındaki bir gerçeklikte gezinmeye benzeyebilir. Bu görüntüler, gerçekten "iyiyi" neyin oluşturduğuna dair umutsuzluk ve karışıklık duygusu taşır.
Didion'un ruh hali, iyiliğin kolayca tanımlanabilir bir kavram olduğu fikrine karşı derin bir şüphecilik tasvir ediyor. Kargaşa ile dolu bir toplumda, ahlaki değerlerin netliği gizlenir, bu da kişinin erdemli veya dürüst olarak kabul edilen şeyi kolayca tanımlayabileceği veya kavrayabileceği varsayımına meydan okur.