Kutsal alanlar her ortamda oluşturulabilir.
(Sacred spaces can be created in any environment.)
Kutsal mekanların her yerde kurulabileceği fikri, çevremizi şekillendirmede algı ve niyetin derin gücünün altını çiziyor. Çoğunlukla kutsal veya manevi mekanları kiliseler, tapınaklar veya doğa harikaları gibi belirli yerlerle ilişkilendiririz. Ancak bu alıntı, kutsal bir alanın özünün mutlaka fiziksel niteliklerden değil, herhangi bir ortama getirdiğimiz zihin durumu ve enerjiden kaynaklandığını vurgulamaktadır. Farkındalığın, saygının ve amacın, basit bir ortamı iç huzur, yansıma veya manevi bağlantı için bir sığınağa dönüştürdüğünü öne sürüyor. Bakış açımızı değiştirdiğimizde sıradan bir oda veya dış mekan bile şükran, berraklık ve sakinliği besleyen kutsal bir alana dönüşebilir. Bu fikir bizi nerede olursak olalım bağlantı anları bulmaya veya yaratmaya teşvik eder ve maneviyatın dışsal yönlerinden ziyade içsel yönlerini vurgular. Ayrıca bize kutsallığın herkes için erişilebilir olduğunu ve tutum ve mevcudiyet yoluyla geliştirilebileceğini hatırlatır. Dikkat dağıtıcı unsurların her yerde olduğu günümüz dünyasında, herhangi bir ortamın bir sığınak haline gelebileceğini kabul etmek, bize seyahat etmeye veya belirli yerleri aramaya gerek kalmadan huzur ve temel bulma gücü verir. Bu zihniyet, günlük hayata manevi anlam katmamıza, sıradan rutinlerde veya tanıdık ortamlarda güzelliği ve saygıyı bulmamıza olanak tanır. Sonuçta kutsallığın konumla sınırlı olmadığını, içimizde bulunduğunu ve çevremizle nasıl ilişki kurmayı seçtiğimizi doğrular. Bu bakış açısını benimseyerek nerede olursak olalım kendimizi sürekli bir manevi deneyime açıyoruz.
---Christy Turlington---