Geldiğiniz aile, sahip olacağınız aile kadar önemli değil.
(The family you come from isn't as important as the family you're going to have.)
Ring Lardner'ın bu alıntısı "aile" olarak tanımladığımız şeyin dinamik ve gelişen doğasından bahsediyor. Kökenlerimizin, biçimlendirici olsa da yalnızca yaşamlarımızda kurduğumuz anlamlı bağlantıları ve ilişkileri belirlemediği derin bir gerçeği vurguluyor. Bu sözlerde doğal bir teşvik var; geleceğimiz ve geliştirmeyi seçtiğimiz bağlar üzerinde söz sahibi olduğumuzun hatırlatıcısı. Bu bağlamda aile, biyolojinin veya soyun ötesine geçer ve bunun yerine bizim için en önemli olan insanlara karşı geliştirdiğimiz kasıtlı sevgi, destek ve bağlılığa odaklanır.
Bu bakış açısı, özellikle menşe ailelerinde zorluklar veya işlev bozuklukları yaşayanlar için inanılmaz derecede özgürleştirici olabilir. Umudu çağrıştırıyor ve dayanıklılığı vurguluyor; ailenin yalnızca doğumda atanan kaçınılmaz bağlılıklardan ziyade pozitiflik, güç ve aidiyet getiren seçilmiş bağlantılarla ilgili olduğunu gösteriyor. İnsanların sıklıkla çeşitli aile yapılarında (yakın arkadaşlar veya topluluk tarafından oluşturulan seçilmiş aileler de dahil olmak üzere) gezindiği bir dünyada Lardner'ın sözleri, bu düzenlemelerin geleneksel olanlar kadar olmasa da en az onlar kadar önemli olduğunu doğruluyor.
Üstelik bu fikir ilişkilere proaktif bir yaklaşımı teşvik ediyor; kendimiz ve gelecek nesiller için sevgi dolu bir aile ortamı oluşturma gücünü ellerimize veriyor. Aynı zamanda aileyle ilişkilendirdiğimiz rol ve sorumlulukların yeniden tanımlanıp genişletilebildiği insan bağlantılarının akışkanlığına da değiniyor. Genel olarak alıntı, destek ağlarımıza nasıl değer verdiğimiz ve oluşturduğumuz, geleceği savunduğumuz, aileyi kimlik ve refahın temel taşı olarak seçtiğimiz konusunda iç gözlem yapmaya davet ediyor.