Bazı insanları eğlendirmenin tek yolu onları dinlemektir.
(The only way to entertain some folks is to listen to them.)
Kin Hubbard'ın bu alıntısı, bir takdir ve bağlılık biçimi olarak dikkatin özünü çok güzel bir şekilde yansıtıyor. İnsan etkileşimiyle ilgili basit ama derin bir gerçeği vurguluyor: Bazen insanların abartılı eğlencelere veya büyük jestlere ihtiyacı olmayabilir; daha ziyade duyulmanın getirdiği temel insani bağlantıyı arzuluyorlar. Çoğu zaman hafife alınan dinleme, iletişimde çok önemli bir rol oynar. Empatiyi, anlayışı ve karşılıklı saygıyı geliştirir. Başkalarını dinlediğimizde onların değerini kabul eder, düşünce ve duygularını doğrularız.
Dikkat dağıtıcı unsurların her yerde olduğu ve konuşmaların genellikle diyaloglardan çok monologlarla yürütüldüğü bir dünyada, bu alıntı gerçek ilginin değerini nazik bir şekilde hatırlatıyor. Birini dinleyerek eğlendirmek, eğlencenin yalnızca eğlence ya da eğlenceyle ilgili olmadığı, an be an mevcut olmak, bir başkasının deneyimine içtenlikle katılmakla ilgili olduğu anlamına gelir. Bu dönüştürücü olabilir, rahatlık sağlayabilir, güveni teşvik edebilir ve ilişkiler kurabilir.
Üstelik bu, incelikli bir şekilde insanların tercihleri veya ihtiyaçlarındaki çeşitliliğe işaret ediyor. Bazıları heyecan veya kahkaha arayabilirken, diğerleri sadece kendilerini ifade etmekten ve seslerinin duyulduğunu hissetmekten keyif alırlar. Böylece dinleme eylemi bir hizmete, derinlerdeki bağlantı kurma arzusunu tatmin ederek eğlendirebilecek bir teklife dönüşür. Bu, 'eğlence' perspektifini dış uyaranların ötesinde kişilerarası bağlantıya kaydırır. Kin Hubbard'ın sözleri özünde bizi dikkatli dinlemenin gücünü benimseyerek sosyal dokumuzu zenginleştirmeye davet ediyor.