Güneşin altında bir kadın ayakkabısına özlem duyan ve kadının bütünüyle yetinmek zorunda kalan bir fetişistten daha talihsiz bir yaratık yoktur.
(There is no more unfortunate creature under the sun than a fetishist who yearns for a woman's shoe and has to settle for the whole woman.)
Bu alıntı takıntının ve yerine getirilmemiş arzuların doğasını vurguluyor. Bu, kişinin takıntısı dar bir şekilde odaklandığında (belirli bir nesneye yönelik fetiş gibi) belirli bir trajik sınırlamanın bulunduğunu, özellikle de bu takıntının bir bütün olarak kişiyle gerçek bir bağ kurmayı engellediği durumlarda ortaya çıktığını öne sürüyor. Bu tür bir saplantı, tatminsizliğe ve yüzeyselliğe yol açarak karmaşık insanları tek bir sembole indirgeyebilir. Metafor, dar arzuların sonuçta ne kadar büyük bir kayıp ve tatminsizlik duygusuyla sonuçlanabileceğinin altını çiziyor ve belirli yönlere odaklanmak yerine bireylerin tüm karmaşıklığını takdir etmenin önemini vurguluyor.