Ayrıca Wall Street bankalarının sırf batmayacak kadar büyük oldukları için İkinci Değişiklik'i yeniden yazmalarına izin veremeyiz.
(We also cannot allow Wall Street banks to rewrite the Second Amendment just because they're too big to fail.)
Alıntı, finansal kurumlar ile anayasal haklar arasında kışkırtıcı bir karşılaştırma yapıyor ve her iki alanda da bütünlüğü ve sınırları koruma ihtiyacını vurguluyor. Mecazi olsa da, ekonomik etkinin yönetişimin temel ilkelerini ve bireysel hakları geçersiz kılmaması gerektiğini öne sürüyor. Genellikle 'batamayacak kadar büyük' kabul edilen büyük bankalar, demokratik süreçleri ve hesap verebilirliği potansiyel olarak tehdit edebilecek muazzam bir güce sahiptir. Benzer şekilde, İkinci Değişiklik sıklıkla kişisel özgürlükler için çok önemli bir güvence olarak görülüyor. Bildiride, finansal kurumların sosyal sözleşmeyi ve hukukun üstünlüğünü zayıflatabilecek yasal ve anayasal çerçeveleri kendi çıkarları doğrultusunda manipüle etmelerine veya çarpıtmalarına izin verilmemesi konusunda uyarıda bulunuluyor.
Bu benzetme, kurumsal nüfuz ile kamu çıkarını dengelemenin önemini vurgulamaktadır. Anayasal hakların, büyüklükleri ve güçleri nedeniyle orantısız etki yaratabilecek ekonomik çıkarların gölgesinde kalmaması konusunda dikkatli olunması çağrısında bulunuyor. Bu ifade aynı zamanda, büyük finansal kuruluşların dokunulmazlıkla hareket edebildiği, bireylerin temel haklarının yeniden yazılması gibi potansiyel olarak kuralları kendi amaçlarına hizmet edecek şekilde yeniden yazabildiği sistemik eşitsizlikleri de üstü kapalı olarak eleştiriyor.
Dahası, toplumdaki kuvvetler ve dengelerin erozyonuna ilişkin daha geniş endişeleri yansıtıyor; demokrasiyi korumanın, aşırı kurumsal etkiye direnmeyi ve hiçbir kuruluşun hukukun üstünde olmamasını sağlamayı gerektirdiğini gösteriyor. Temel mesaj, hesap verebilirlik ve mali ve siyasi baskılara rağmen demokratik ilkelerin korunmasıyla ilgilidir. Özünde bu alıntı, anayasal hakların güçlü mali çıkarların hakimiyeti tarafından korunduğu ve değiştirilmediği, yönetimde şeffaflığın, kısıtlamanın ve adaletin önemini güçlendiren bir toplumu savunmaktadır.