Biz sadece anlamadığımız şeylerden korkarız ve korkmaktan nefret ederim.
(We only fear what we don't understand, and I hate to be scared.)
Bu alıntı insanın bilinmeyenden korkma eğilimini vurguluyor. Korkularımız çoğu zaman alışılmadık bir şey hakkındaki bilgi eksikliğinden veya kavrama eksikliğinden kaynaklanır. Bir kavramı, kişiyi veya durumu anlamadığımızda zihnimizin boşlukları korku veya varsayımlarla doldurması kolaylaşır. Merakı benimsemek ve anlayış arayışı genellikle bu korkuları azaltabilir, bu da büyümeye ve empatiye yol açabilir. Açıklama aynı zamanda netlik ve gönül rahatlığı arzusunu da yansıtıyor ve gerçek engelin gerçek tehdidin kendisinden ziyade kendi yabancılığımız olduğunu vurguluyor. Cehaletimizle yüzleşerek kendimizi gereksiz kaygılardan kurtarabilir ve daha fazla güven ve şefkatle tepki verebiliriz.