Burada rüzgar estiğinde martılar bile yürür.
(When it blows here, even the seagulls walk.)
Bu canlı ifade, rüzgarın gücünü ve çevre ile yerel yaşam üzerindeki etkisini vurgulayarak doğanın ne kadar güçlü ve yıkıcı olabileceğinin özünü yakalıyor. Çoğu zaman dayanıklı ve koşullara uyum sağlayabilen kuşların bile olağan davranışlarını değiştirmeye mecbur kaldığı bir yer hayal edin; bu, en uyumlu yaratıkları bile sığınmaya veya uçuş şekillerini değiştirmeye yönlendirecek kadar şiddetli bir rüzgarı ifade eder. Böyle bir söz aynı zamanda doğanın insan faaliyetleri ve günlük rutinler üzerindeki hakimiyetine ilişkin daha geniş bir kavrama da gönderme yapmaktadır. Metafor yalnızca gerçek rüzgarı ima etmekle kalmaz, aynı zamanda beklentilerin alt üst olduğu ve normalliğin parçalandığı çalkantılı koşulları veya yaşamdaki çalkantı dönemlerini de sembolize edebilir. Dış güçlerin (doğal, sosyal veya kişisel) davranışlarımızı ve bakış açımızı nasıl etkilediği üzerine düşünmeye teşvik eder. Koşullar bu kadar yoğun olunca her şey etkileniyor; rutinler bozulur, planlar ertelenir ve hatta tipik olarak dirençli varlıklar bile etkilenir. Bu ortak sıkıntı deneyimi, yaşamdaki kontrol edilemeyen faktörlere karşı alçakgönüllülük ve saygı duygusunu geliştirebilir. Dahası, bizi dirençliliği, yani ezici zorluklarla karşılaştığımızda nasıl uyum sağlayacağımızı ve tepki vereceğimizi düşünmeye davet ediyor. Martılarda olduğu gibi uçmak yerine yürümek, yavaşlamak veya fırtına dininceye kadar alternatif rotalar kullanmak zorunda kalabiliriz. Alıntı, elementlerin gücüne dair insani ve doğal farkındalığın bir anını güzel bir şekilde özetliyor; dayanıklılığın, uyum sağlamanın ve doğanın gücüne saygının önemini vurguluyor.
---Nick Faldo---