İstediğim kadar kadına sahip olabilecekken neden kendimi tek bir kadınla sınırlayayım ki?
(Why should I limit myself to only one woman when I can have as many women as I want?)
Bu alıntı, romantik veya cinsel ilişkilerde kişisel özgürlük ve bolluğa ayrıcalık veya bağlılıktan daha çok değer veren bir bakış açısını ortaya koyuyor. İlişkileri, duygusal bağ veya karşılıklı saygıdan ziyade, kişisel tercih ve bireysel tatmin meselesi olarak algılayan bir zihniyeti yansıtır. Toplumsal açıdan bakıldığında böyle bir görüş, sadakat, saygı ve eşitlik konularına değindiği için tartışmalı olabilir. Bize, insan arzularının ve tatmin algılarının çeşitli olduğunu, ancak aynı zamanda bu tür tutumların, diğer kişiler üzerindeki etkisi konusunda karmaşık etik tartışmalara yol açabileceğini hatırlatır. Çok sayıda partneri duygusal bağları dikkate almadan kucaklamak bazılarına özgürleştirici görünebilir, ancak aynı zamanda samimiyet, sadakat ve ilgili kişilerin refahı hakkında sorulara da yol açabilir. Dahası, kültürel normlar sıklıkla güvene ve bağlılığa dayalı anlamlı ilişkilerin değerini vurgular ve 'istendiği kadar çok'a sahip olma fikriyle çelişir. Alıntı bizi ilişkilerde aradığımız şey hakkında eleştirel düşünmeye davet ediyor; bu yalnızca zevk ve özgürlük mü yoksa bağlantı, yakınlık ve karşılıklı saygı gibi daha derin bir şey mi? Kişisel özerklik temel olmakla birlikte, seçimlerimizin başkaları ve toplumsal değerler üzerindeki etkilerini de dikkate almak önemlidir. Sonuçta bu alıntı, ne tür bir insan olmayı arzuladığımızı ve ilişkilere dair bakış açımızın eylemlerimizi ve genel olarak toplumu nasıl şekillendirdiğini düşünmek için kışkırtıcı bir ipucu görevi görüyor.