Ama bu başka bir hikaye.
(But that is another story.)
Görünüşte basit olan bu ifade, çoğu zaman anlatıda bir değişime veya bir hikaye içindeki odak noktasında bir değişime işaret eder. Tartışılanın tamamlandığını ve konuşmacının yeni bir konuyu tanıtmak veya farklı bir konuya dalmak üzere olduğunu ima eder. Edebiyatta ve konuşmada bu tür geçişler dinleyiciyi veya okuyucuyu ton, konu veya ruh halindeki bir değişikliğe hazırlamaya yarar. Daha derin bir düzeyde bu ifade, hayatımızın farklı bölümlerinin birbiriyle bağlantılı ancak farklı olduğunu kabul ederek insanın deneyimleri, anıları veya olayları bölümlere ayırma eğilimini somutlaştırabilir. Örneğin, hikaye anlatımında, mevcut hikayenin daha sonra yeniden ele alınacağını veya gelecek hikayelerin paylaşılanlardan belirgin şekilde farklı olacağını ima ederek gerilim oluşturmak veya bir anlatının katmanlarını yavaşça soymak için kullanılabilir. Günlük konuşmalarda kişisel, hassas veya mevcut konuyla bağlantısı olmayan konulardan nazikçe uzaklaşmanın kibar bir yolu olarak hizmet edebilir. Bu cümle üzerinde düşünmek aynı zamanda insan hikayelerinin karmaşıklığı ve zenginliği konusunda da farkındalık uyandırır; her bölüm veya kısım daha büyük bir dokuya katkıda bulunur, ancak her biri kendi başına ayakta durur. Ne zaman "ama bu başka bir hikaye" diyeceğimizi bilmek, konuşmaları ve anlatıları bağlam, derinlik ve duygusal etki farkındalığıyla yönetmemize yardımcı olur. Bize hayat hikayelerinin çok katmanlı olduğunu ve bazen en iyi şekilde belirli ayrıntıları geçici olarak bir kenara bırakarak, ancak daha sonra mevcut konu iyice araştırıldıktan sonra tekrar ziyaret ederek anlaşılabileceğini hatırlatır. Genel olarak bu ifade, hikaye anlatma sanatına ve konuşma hızına, daha geniş anlamda ise kendi kişisel geçmişimizi nasıl organize ettiğimize ve bölümlere ayırdığımıza örnek teşkil etmektedir.