Eğer gerçek bir hikaye anlatacaksam adımla başlayacağım.
(If I'm gonna tell a real story, I'm gonna start with my name.)
Bu alıntı hikaye anlatımında özgünlüğün ve öz kimliğin öneminin altını çiziyor. Bir kişinin hikayesini paylaşmadan önce, hikayeyi anlatıcının kim olduğunu belirlemenin ve anlatıyı kendi kişisel gerçeğine dayandırmanın önemli olduğunu öne sürüyor. İsimlerimiz pek çok açıdan geçmişimizi, deneyimlerimizi ve kimliklerimizi taşır; hikayelerimize bağlam kazandıran ilk bilgi parçalarıdır. Birisi kendi ismiyle başlayacağını belirttiğinde, bu dürüstlüğe bağlılık ve gerçek düzeyde anlaşılma arzusu anlamına gelir. Aynı zamanda kişisel hikayelerimizin kim olduğumuza derinden bağlı olduğu ve bu bağlantıyı kabul etmenin hikayeye güvenilirlik ve güç kattığı fikrini de yansıtıyor. Daha geniş bir bağlamda bu ilke, sanatta, konuşmada veya kişisel ilişkilerde olmak üzere çeşitli alanlarda geçerli olup gerçek anlatıların özgün bir yerden geldiğini vurgular. Bir hikaye anlatıcının kimliğini erkenden açığa vurması, izleyiciyle arasındaki güveni ve bağı güçlendirebilir ve mesajının daha derinden yankı bulmasını sağlayabilir. Genel olarak bu alıntı bize kişisel kimliklerimizin hikayelerimizin temeli olduğunu ve deneyimlerimizi başkalarıyla paylaşırken kim olduğumuzu benimsemenin çok önemli olduğunu hatırlatıyor.