Hiçbir şeye bağlanmıyorum. İyi bir antika satıcısı gibiyim. En değerli masamı satmaya hazırım.
(I don't get attached to anything. I'm like a good antique dealer. I'm prepared to sell my most valuable table.)
Bu alıntı, tarafsızlık ve duygusal çeviklik zihniyetini vurguluyor. Kendini değerli eşyalarından vazgeçmeye istekli bir antika satıcısıyla karşılaştırmak, duygusal bağlılıktan ziyade deneyimlere veya niteliklere değer vermeyi önerir. Böyle bir tutum, dayanıklılığı teşvik ederek bireylerin aşırı bağlanma veya kayıp olmadan değişime uyum sağlamasını sağlayabilir. Sahip olduklarımıza aşırı bağımlı olmadan, sahip olduklarımızın kıymetini bilmemizi teşvik eder; sahip olduklarımıza, ilişkilere ve koşullara daha sağlıklı bir bakış açısı kazandırır.