Anne babanın arkadaşlarının hepsine teyze, amca denildiği bir dönemde büyüdüm. Sonra bir teyzem ve bir teyzem vardı. Onları tatillerde ve diğer zamanlarda gördük. Hiç konuşmadık ama bir çift olduklarını yeni anladım.
(I grew up in this era where your parents' friends were all called aunt and uncle. And then I had an aunt and an aunt. We saw them on holidays and other times. We never talked about it, but I just understood that they were a couple.)
Bu alıntı, toplumsal normların ve söylenmemiş anlayışın ilişkilere dair algılarımızı nasıl şekillendirdiğini vurguluyor. Belirli ilişkilerin açıkça tartışılmadan üstü kapalı olarak anlaşıldığı bir ortamda büyümek, kültürel ve ailevi ipuçlarının yakınlık ve arkadaşlık anlayışımızı nasıl etkilediğini yansıtıyor. Aynı zamanda, ilişkilerdeki çeşitliliğin geleneksel sosyal çerçeveler içerisinde, çoğu zaman doğrudan onaylanmadan, nasıl yönlendirilebileceğine dair incelikli yollara da değiniyor. Bu nüansların farkına varmak, nesiller boyunca farklılaşan aile dinamikleri konusunda daha fazla empati ve farkındalık geliştirebilir.