Kendi başlarına ikon olan insanlarla konuşmak çok ama çok ilginç bir deneyim. Adele bir gösteriye geldiğinde sadece onunla konuşuyordum ve o sırada 'Sadece biriyle sohbet ediyorum' diye düşündüm. Ama sonra kendimin 'Ah, geçen gün Adele ile konuşuyordum' dediğimi duydum ve bu tahmin edebileceğiniz kadar tuhaftı.
(It's a very, very interesting experience to be talking to people who are such icons in their own right. When Adele came to a show, I was just talking to her, and at the time, I thought, 'I'm just having a chat with somebody.' But then I heard myself say, 'Oh, I was talking to Adele the other day,' and it's as strange as you'd imagine.)
Bu alıntı, şöhretin gerçeküstü doğasını ve diğer kişi bir simge olsa bile kişisel etkileşimlerin nasıl bastırılmış veya sıradan hissedilebileceğini vurguluyor. İnsanın dış etiketleri unutup kişisel bağlantılara odaklanma eğiliminin altını çiziyor ve bize şöhretin arkasında gündelik anları başarabilen bireyler olduğunu hatırlatıyor. Bu, insan deneyiminin merceğinden bakıldığında perspektifin ve olağanüstülüğün sıradanlığa yansımasının bir yansımasıdır.