Bu takımda hepimiz ortak bir hedefte birleşiyoruz: işimi sürdürmek.
(On this team, we're all united in a common goal: to keep my job.)
Bu alıntı, ekip çalışması ve kolektif hedefler konusunda ilgi çekici ama bir o kadar da ironik bir bakış açısını vurguluyor. Geleneksel olarak ekipler, proje başarısı, yenilik veya karşılıklı büyüme gibi gruba bir bütün olarak fayda sağlayan ortak hedefler etrafında oluşturulur. Ancak bu örnekte motivasyon kolektif başarıdan ziyade bireysel işin korunması etrafında toplanmış görünüyor. Altta yatan mesaj, bireysel teşviklerin bazen ekip uyumunu gölgeleyebildiği ve işbirlikçi başarı yerine iş güvenliğine odaklanmaya yol açtığı işyeri gerçeklerini yansıtıyor olabilir. Bu zihniyet, ekipler içinde karmaşık bir dinamik yaratabilir, işbirliği yerine rekabeti teşvik edebilir ve potansiyel olarak güveni ve açık iletişimi baltalayabilir. Bu aynı zamanda kurumsal ortamla ilgili soruları da gündeme getiriyor: Çalışanlar, ortak hedefler pahasına kişisel güvenliklerine öncelik vermeye teşvik ediliyor mu? İş güvenliğinin nasıl ele alındığı konusunda şeffaflık ve adalet var mı? Bu tür bakış açıları morali, üretkenliği ve işyerinin genel kültürünü etkileyebilir. Bu ifade biraz esprili ve belki de alaycı olsa da, aynı zamanda etkili ekiplerin uyumlu motivasyonlara ve kolektif sorumluluğu teşvik eden bir kültüre ihtiyaç duyduğunu da hatırlatıyor. Liderler ve ekip üyeleri, şirketin başarısının bireysel güvenlikle iç içe geçtiği bir ortamı teşvik etmek için çabalamalıdır; böylece ortak hedefler, katılan herkesin yararına gerçekten paylaşılır ve önceliklendirilir. Yalnızca kişisel çıkarlarla motive edilen bir ekip parçalanma riskini taşır; ancak bireyler hedeflerini toplumsal hedeflerle uyumlu gördüklerinde, gerçek işbirliği ve sürdürülebilir başarı potansiyeli önemli ölçüde artar.