Hiçbir zaman yeterince çizemez veya yeterince okuyamazsınız; diğer bir deyişle mimarlık hakkında okuyamazsınız.
(You can never draw enough or read enough - reading about architecture, in other words.)
Michael Graves, özellikle mimarlık disiplinindeki yaratıcı ve entelektüel arayışlara özgü kalıcı bir gerçeği kısa ve öz bir şekilde vurguluyor. Alıntı, öğrenmenin ve yaratmanın sınırsız doğasını vurguluyor ve hiçbir çizimin veya okumanın asla yeterli olmadığını öne sürüyor. Bu, profesyonellerin ve meraklıların benimsemesi gereken sürekli bir bilgi ve gelişme arayışını akla getiriyor. Sürekli olarak mimari teoriler, tarih ve tasarımla ilgilenmek kişinin anlayışını keskinleştirir ve yaratıcı ifadesini zenginleştirir. Çizim yapmak ve okumak yalnızca etkinlikler değil aynı zamanda mimari çalışmalarda yenilikçiliği ve inceliği körükleyen temel uygulamalardır. "Mimarlık hakkında okumak" ifadesi, teorik bilgi ile pratik uygulamanın iç içe geçmesi gerektiğini hatırlatıyor. Mimariyi yalnızca teknik bir beceri olarak değil, aynı zamanda zengin bir edebi ve kültürel bağlamdan etkilenen entelektüel bir çaba olarak tasvir ediyor. Bu yankı, ustalığın sıradan sınırlarını aşan bir titizlik ve merak zihniyetini teşvik ederek mimarinin ötesine de uygulanabilir. Graves'in içgörüsü sayesinde, yaşam boyu öğrenmeyi zorunluluktan değil, tutkudan ve mükemmelliğe yönelik içsel bir dürtüden dolayı benimsemeye yönelik incelikli teşviki görüyoruz. Yeterliliğin veya anlayışın nihai noktasına asla ulaşılamayacağını kabul etmek, bireyleri nihailiğin baskısından kurtarır ve bunun yerine onları sürekli büyüme yolculuğunun değerini bilmeye çağırır.