Zor zamanların ne olduğunu bilmiyorsun baba. Bu ülkedeki tekstil işçilerinin işsiz kaldığı, 4-5 çocukları olduğu, maaşlarını ödeyemedikleri, yiyecek alamadıkları zor zamanlar. Zor zamanlar, otomotiv işçilerinin işsiz olduğu ve onlara evlerine gitmelerini söyledikleri zamandır.
(You don't know what hard times are, daddy. Hard times are when the textile workers around this country are out of work, they got 4 or 5 kids and can't pay their wages, can't buy their food. Hard times are when the autoworkers are out of work, and they tell 'em to go home.)
Bu alıntı, yüzeysel zorluklarla sıradan işçilerin karşılaştığı gerçek ekonomik mücadeleler arasındaki farkı vurguluyor. Gerçek zorlukların iş kaybı, finansal istikrarsızlık ve gıda ve aile desteği gibi temel ihtiyaçların karşılanamamasını içerdiğini göstererek perspektifin önemini vurguluyor. Mesaj, özellikle zorlu ekonomik dönemlerde işçi sınıfının karşılaştığı zorluklara dair empati ve anlayış çağrısında bulunuyor; gerçek zorlukların aileleri derinden etkilediğini ve çoğu zaman doğrudan etkilenmeyenler tarafından fark edilmediğini hatırlatıyor.