İlk yazma oturumunda çok cesur olmalısınız.
(You have to be very brave in that first writing session.)
Yazma eylemine başlamak birçok kişi için en korkutucu aşamalardan biri olabilir. Başarısızlık korkusu, kendinden şüphe duyma ya da basitçe nereden başlayacağına dair belirsizlik önemli bir engel oluşturabilir. Bu alıntı, yaratıcı bir sürecin başlangıcındaki cesaretin önemini vurgulamaktadır. Cesur olmak korkudan yoksun olmak anlamına gelmez; daha ziyade korkuyu kabul etmeyi ve ona rağmen ilerlemeyi içerir. İlk adımda risk almak önemlidir çünkü gelecekteki büyüme ve keşiflerin temelini oluşturur. İlk yazma oturumu genellikle kırılganlık gerektirir; henüz tam olarak oluşmamış düşüncelerin, fikirlerin veya hikayelerin paylaşılması. Yazarlar genellikle seslerini ve yönlerini bu cesur yaratma eyleminde bulurlar. Üstelik bu ilk korkuya rağmen devam etmek güveni geliştirir ve sonraki seansları kolaylaştırır. Bu kavram yalnızca yazıyla sınırlı değil; belirsizliğin mevcut olduğu her türlü yeni çaba veya zorluk için geniş anlamda geçerlidir. Başlangıçta ihtiyaç duyulan cesaretin farkına varmak, rahatsızlık hissini normalleştirmeye yardımcı olur ve azmi teşvik eder. Gerçekten de, ilk anda cesareti benimsemek, göz korkutucu bir görevi kendini ifade etme ve keşfetme dolu tatmin edici bir yolculuğa dönüştürebilir. Mesaj, tutkularımızın ve hedeflerimizin peşinden gitmenin çoğu zaman en zor ama gerekli engel olduğunu bilerek, şüphelerimizi geride bırakmamız ve başlamak için cesur bir adım atmamız için bize yalvarıyor.