Önemli bir duygusal sahneyi yazarken ağlamazsam, içimden gelen his bunun başarısız olduğu yönünde.
(If I don't cry while writing a key emotional scene, my gut feeling is it's failed.)
Bu alıntı, duygular ile özgün hikaye anlatımı arasındaki derin bağlantıyı vurguluyor. Gerçekten etkileyici sahnelerin yalnızca izleyicilerde değil, yazarın kendisinde de gerçek bir duygusal tepki uyandırması gerektiğini öne sürüyor. Bir yazarın eserinden etkilenmesi veya etkilenmesi, genellikle gerçek duygulardan yararlandığını ve sahneyi daha güçlü hale getirdiğini gösterir. Tersine, duygusal katılımın eksikliği, sahnenin derinlik veya samimiyet eksikliğine işaret edebilir. Bu tür içgörüler, yaratıcılara sezgilerini dinlemelerini ve duygusal gerçeğe öncelik vermelerini hatırlatarak çalışmalarının insan düzeyinde yankı bulmasını sağlar.