Beyaz balina, bazı derin erkeklerin onları yediklerini hissettikleri, yarım kalp ve yarım akciğerle yaşamaya bırakılıncaya kadar tüm bu kötü niyetli ajansların monomanyak enkarnasyonu olarak yüzdü.
(The White Whale swam before him as the monomaniac incarnation of all those malicious agencies which some deep men feel eating them, till they are left living with half a heart and half a lung.)
Herman Melville'in Moby-Dick'in alıntısı, karakterin beyaz balina üzerindeki ezici fiksasyonunu temsil ediyor, bu da bir kişinin ruhunu tüketen yıkıcı güçleri sembolize ediyor. Bu "kötü niyetli ajanslar", bir bireyin canlılığını tüketen takıntılar veya iç iblisler olarak yorumlanabilir, onları eksik ve acı çeker. Balina, kişinin varlığını derinden etkileyen bu derin mücadelelerin ve çatışmaların bir tezahürü haline gelir.
Bu yansıma, tekil bir saplantıdan kaynaklanabilecek psikolojik kargaşayı ortaya çıkarır. "Yarım kalp ve yarım akciğer" ifadesi, bu tür fiksasyonun zayıflatıcı sonuçlarının altını çizer, bu karanlık arayışlara vermenin parçalanmış bir benliğe neden olabileceğini düşündürmektedir. Bu şekilde Melville, insanlığın özünü kendi iç canavarlarıyla yakalar, takıntı, kimlik ve bütünlük mücadelesini araştırır.